Rasülüllah`ın okur yazarlığı

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • islamci
    Katılımcı Üye
    • Sep 2008
    • 50

    #61
    Barış Nickli Üyeden Alıntı
    Selam İslamcı Kardeş,

    Verdiğin ayetlerde geçen kitap kelimesi üzerinde durmak gerek. Bu kitaptan kasıt nedir? Elimize aldığımız herhangi bir kitaptan mı bahsediliyor? Kitap nedir iman nedir bilmezdin dendiğinde, buradaki kitap herhangi bir yazılmış kitap mıdır? Hz.Muhammed'in bilmediği kitap nedir? Kuran'da kitap ehli vardır biliyorsun. Bu kitap ehlinden ne anlayacağız o zaman?

    Bu kitap, o kitap değil İslamcı Kardeş.

    Esenlikler.
    kitap kitaptır.kitap kalem yada silgi değildir. kitap başında kapak sayfası olan ve içinde bilgiler olan herhangi bir kitap kitap olarak adladırılır. hani kitap, kitaptan kasıt nurinin kitabından haberin yoktu demiyor. matematik kitabından haberin yoktu demiyor. sen tüm kitapları okudun bu kurandan haberin yoktu demiyor. sen kitap nedir bilmezdin! yani senin önüne hiç kitap gelmedi ki bilesin. mumu görmezsen nasıl birşey olduğunu bilebilir misin? bilemezsin. kitapta böyle görmediğin birşey hakkında yorum yapamazsın. hadi melekleri tasvir et desem ne cevap verirsin. bilemezsin buda buna benzer.
    senin kitabı farklı manalara çekmen şu ayete örnek oluturuyor. bakara suresindeki inek vakasına dönüşüyor yaptığın. ya bu normal bir inek olamaz. söyle onu nasıl bir inek dermişçesine konuşuyorsun.

    Comment

    • islamci
      Katılımcı Üye
      • Sep 2008
      • 50

      #62
      -- En mükemmel din İslam'dır.Bu yüzden en mükemmel peygamber Hz. Muhammed'dir.. Bunu Hz. İsa'da söyledi, Hz. Adem de söyledi..Evet ayırıyorum, Hz. Muhammed gönlümde yatan peygamberdir. Ama bu demek değildir; Hz. İsa'yı ayırıyorum herzaman söylerim İsa Ruhullullah.. Musa Kelamullah derim.. Bunda bir sakınca yoktur..
      bu sözlerinle beni şaşırtıyorsun horasan kardeş. sanki kitaptan ve içeriğinden haberin yokmuş gibi konuşuyorsun. en mükemmel din islamdırda tamam o amenna. ama islamı sadece hz.muhammed (s.a.v.) savunmadıki... diğer peygamberlerde aynı şeyi savundu bu yüzden islamda yani müslümanlıkta yani kuranda bu yüzden isimleri geçiyor. yani onlarda müslüman onlarda muhammedin emrettiğini ve tebliğ ettiğini tebliğ ettiler. din ayrımı neden oldu? aynı mezhep ayrılığı gibi oldu? kitabın içeriğini değiştirdiler bu yüzden herkes kafasına göre kitap oluşturdu. bu yüzden herkesin kendine göre dini oldu. aynı mezhepler ve mezhep ayrılıkları gibi.


      kitapta ne buyurur biliyor musun yada haberin var mı? haberin yoksa yazayım.

      İşte peygamberler! Biz onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryemoğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar. (bakara 253)


      Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükafatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (nisa 152)


      yani biz üstün kılmış olabiliriz kimine fazla yük kimine az yük yüklemiş kimini daha üstün yaratmış olabiliriz diyor ayette ama siz hiçbirini diğerinden ayırt etmeyin diyor. biz böyle davrananlara mükafat veririz buyuruyor. yani aslolan tüm peygamberlere eşit davranmak hiçbirini diğerinden ayırt etmemek amaç. nisa 152 ayet böyle buyuruyor.

      Comment

      • Barış
        Uzman Üye
        • Sep 2008
        • 569

        #63
        hadi melekleri tasvir et desem ne cevap verirsin. bilemezsin buda buna benzer.
        İslamcı Kardeş,

        Melekleri tasvir et dersen bana, Kuran'daki melekle ilgili ayetleri inceler ve bilgim ölçüsünde buradaki tanımlamaları cevaben sana iletirim.

        Kitabı tasvir et dediğinde de, aynı şekilde, Kuranda geçen ayetlerde kitap ne şekilde kullanılmış, buna bakarak cevap veririm.

        senin kitabı farklı manalara çekmen şu ayete örnek oluşturuyor. bakara suresindeki inek vakasına dönüşüyor yaptığın. ya bu normal bir inek olamaz. söyle onu nasıl bir inek dermişçesine konuşuyorsun.
        Kitap kelimesinin Kurandaki kullanılış biçimine göre mana vermeye çalıştım.

        Bakara suresindeki inek vakasıyla alakalı olduğunu düşünmüyorum Bu durumun. Yine de uyarın için teşekkür ederim.

        Esenlikler
        Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

        Comment

        • islamci
          Katılımcı Üye
          • Sep 2008
          • 50

          #64
          rica ederim barış kardeşim. bi kusurum yada benden bir incinmen olduysa ben özür dilerim.

          Comment

          • Toslunba
            Uzman Üye
            • Sep 2008
            • 217

            #65
            Sonuç itibariyle Peygamberimiz ister okur yazar olsun ister olmasın o seçkin biridir ve peygamberimizdir. Kuranın bize ulaştırılmasında en büyük vesiledir.Elimizde Kuran varsa okur yazarlık mevzu çokta önemli değil kanısındayım. Ne mutlu onu izleyenlere . Peygamberimize atılan en büyük iftiralardan biri bence okuma yazma hususunda değil ,7 yaşında çocukla evlenme iftirası atılarak yapılmıştır. Kuran dışında yazılmayan vahyler aldığı ve bunu sünneti olarak sakladığı şeklinde atılmıştır...

            Selametle..

            Comment

            • islamci
              Katılımcı Üye
              • Sep 2008
              • 50

              #66
              Toslunba Nickli Üyeden Alıntı
              Sonuç itibariyle Peygamberimiz ister okur yazar olsun ister olmasın o seçkin biridir ve peygamberimizdir. Kuranın bize ulaştırılmasında en büyük vesiledir.Elimizde Kuran varsa okur yazarlık mevzu çokta önemli değil kanısındayım. Ne mutlu onu izleyenlere . Peygamberimize atılan en büyük iftiralardan biri bence okuma yazma hususunda değil ,7 yaşında çocukla evlenme iftirası atılarak yapılmıştır. Kuran dışında yazılmayan vahyler aldığı ve bunu sünneti olarak sakladığı şeklinde atılmıştır...

              Selametle..
              bence onun hakkında en büyük iftiralardan biridir bu 7 yaşında çocukla evlenme meselesi.

              Comment

              • horasan
                Yeni Üye
                • Oct 2008
                • 18

                #67
                bu sözlerinle beni şaşırtıyorsun horasan kardeş. sanki kitaptan ve içeriğinden haberin yokmuş gibi konuşuyorsun. en mükemmel din islamdırda tamam o amenna. ama islamı sadece hz.muhammed (s.a.v.) savunmadıki... diğer peygamberlerde aynı şeyi savundu bu yüzden islamda yani müslümanlıkta yani kuranda bu yüzden isimleri geçiyor.
                -- Sayın can, ben nerede Hz. Muhammed sadece İslam'ı savundu dedim ? Ayrıca Kuran'da İslam'ı savundukları için değil İslam oldukları için isimleri gecer. Peygamberler Allah'ın yeryüzündeki temsilcisidir. Her ismi geçen Kuran'da kutsal değildir.. Nitekim Lanetlenmiş olanlar da vardır..

                kitapta ne buyurur biliyor musun yada haberin var mı? haberin yoksa yazayım
                -- Sözlerinizden anlaşılan siz benden çok daha bilgilisiniz.. Elbette sizden faydalanacağımı umuyorum. Yalnız, ben fikirlerimi söylüyorum. kimseye gelin buna inanın demiyorum. İnancıma ters düşer. Kimseye da zorla böyledir demiyorum.

                İşte peygamberler! Biz onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık.
                -- Sanırım yazdıklarımı okumuyorsunuz. Ben de aynı şeyleri söyledim.. Hepsinin kendi alanında üstünlükleri vardır dedim..Ve bir kaçını saydım..

                yani biz üstün kılmış olabiliriz kimine fazla yük kimine az yük yüklemiş kimini daha üstün yaratmış olabiliriz diyor ayette ama siz hiçbirini diğerinden ayırt etmeyin diyor. biz böyle davrananlara mükafat veririz buyuruyor. yani aslolan tüm peygamberlere eşit davranmak hiçbirini diğerinden ayırt etmemek amaç. nisa 152 ayet böyle buyuruyor.
                -- Sözlerinizde tutarsızlık var.

                Comment

                • islamci
                  Katılımcı Üye
                  • Sep 2008
                  • 50

                  #68
                  Sözlerinizden anlaşılan siz benden çok daha bilgilisiniz.. Elbette sizden faydalanacağımı umuyorum. Yalnız, ben fikirlerimi söylüyorum. kimseye gelin buna inanın demiyorum. İnancıma ters düşer. Kimseye da zorla böyledir demiyorum.
                  estagfirullah ben sadece kurandan aldığımı söylüyorum. size üstünlük taslama gibi bir niyetim yok.ben sadece benim kurandan ne aldığımı söylüyorum hepsi o kadar. inan yada inanma demiyorumki.


                  Sanırım yazdıklarımı okumuyorsunuz. Ben de aynı şeyleri söyledim.. Hepsinin kendi alanında üstünlükleri vardır dedim..Ve bir kaçını saydım..

                  tamam zaten ayette geçiyor biz kimini kiminden üstün kıldık diye. ben burda hata var demiyorumki


                  yani biz üstün kılmış olabiliriz kimine fazla yük kimine az yük yüklemiş kimini daha üstün yaratmış olabiliriz diyor ayette ama siz hiçbirini diğerinden ayırt etmeyin diyor. biz böyle davrananlara mükafat veririz buyuruyor. yani aslolan tüm peygamberlere eşit davranmak hiçbirini diğerinden ayırt etmemek amaç. nisa 152 ayet böyle buyuruyor.
                  -- Sözlerinizde tutarsızlık var.

                  tutarsızlık yok kelime oyunları yapmayın lütfen. orda geçen biz (Allah(c.c.) ve meleklerinden bahsediyorum) yani Allah(c.c.) ın ayetinde biz kimini kiminden üstün tuttuk diyor ya işte o biz anlamında. yani biz kimini kiminden üstün tuttuk ama siz üstün tutmayın anlamında yazılmış ayet.

                  Comment

                  • Eren Erdem
                    Uzman Üye
                    • Sep 2008
                    • 122

                    #69
                    Selam

                    Resulullah OKU'muş,
                    Ümmeti OKUyamamış...

                    OKUduğunu GÖRememiş.
                    GÖRdüğünü ANLAyamamış.
                    ANLAdığını YAŞAyamamış...

                    OKU-GÖR-ANLA-YAŞA

                    Resul ümmi mi ? değil mi ?
                    Gerçekten çok önemli bir mesele

                    Resul ümmi değil ama,
                    Resule tabi oldum diyenlerin büyük çoğunluğu ümmi

                    OKUduğunu ANLAyamıyor maalesef.

                    OKU : Anlamları yerine oturt, Mananın farkına var, içsel olgunlaşma yolunda ilerle, Dışarıdaki belirtileri takip et, Gönlünü bana aç!

                    Allah hepimize basiret versin.

                    Comment

                    • Ali Rıza Borazan
                      Uzman Üye
                      • Feb 2009
                      • 399

                      #70
                      Allah razı olsun kardeş ağzına diline sağlık. Ümmi kelimesi okuma yazma bilmez anlamında değil. ümmi kelimesi hjiç bir kitaba tabi olmayan anlamında kullanmıştır. ümmi mekke müşriklerinin özel adı olarak da kullanılmıştır.Allahtan peygamber kitap ahiret alemine iman etmeyen toplum içerisinde hazreti ibrahim peygamber gibi saflığını koruyup da. peygamberlik nasip olması.onu dünyaya tanıtmıştır.

                      Comment

                      • Apollonius
                        Katılımcı Üye
                        • Jan 2010
                        • 57

                        #71
                        Aslında beni de bu konuda araştırmaya iten 48. ayet idi.

                        "Okuryazar değildin" diye yanlış olarak çevrilen Ankebut 48. i Muhammed Esed şöyle çevirmiş.

                        Çünkü, [ey Muhammed,] sen bu [vahyin gelmesi]nden önce herhangi bir ilahî kelâmı okumuş ya da onu kendi ellerinle yazmış değildin; öyle olsaydı, [sana vahyetmiş olduğumuz] hakikati çürütmeye çalışanlar, insanları [onun hakkında] kuşkuya sevk edebilirlerdi.

                        Beni bu konuda peygamberimizin okur yazar olduğu yönünde düşündüren hususları madde madde sıralamam gerekirse:

                        1) İlk vahyedilen Alak suresindeki "Yaratan rabbinin adıyla oku" ayetiyle ilgili rivayetin de şüpheli oluşu. Bu konuda şüpheye neden olan en bariz husus, Cebrail tarafından üç kere "oku" vahyinin gelmesi ve bunların Kuran ayeti olarak sayılmaması??? Elif Lam Ra gibi vahyedilen harfler bile Kuran'da var iken, bu ayetten önce gelen üç tane oku ayetinin(!) neden Kuranda olmadığını düşündüm taşındım çözemedim. Allahtan, rivayetlere göre çeviri yapanlar bu ayeti yorumlarken parantez içinde (oku oku oku) yazma küstahlığında bulunmamışlar!

                        2) el-ümmi kelimesinin "mekkede doğup büyümüş" ve "tevrat ve incille alakası olmayan" gibi anlamları olmasına rağmen (örnek ümmül-kura) meal/tefsircilerin rivayetlerin etkisinde kalarak bunu "okur yazar olmayan" olarak çevirmesi. Bu şekilde çeviriyi tembellik olarak görüyorum. Zira bu iş daha detaylı araştırılabilir. Fakat insanlar işin kolayına kaçmışlar, kaçarken büyük ihtimalle şunları düşünmüşler.
                        a) Bakalım yüzlerce uydurma hadisin de bulunduğu hadis havuzunda ümmilikle ilgili bir hadis var mı? aaa evet varmış. demek ki ümmilik okur yazar olmayan demekmiş. O halde öyle tefsir edeyim.
                        DOĞRULUĞU ASLA KANITLANAMAYACAK OLAN Hadislere göre tefsir yapmak ne kadar doğrudur bu tartışılır. Bence doğru değildir.
                        b) Tefsiri yapan kişi: "peygamberimiz okuma yazma bilmiyorsa ve buna rağmen Kuran indirilmişse bu büyük bir mucizedir, Heey, yaşasın, dinimle ilgili yeni bir mucize buldum" psikolojisine girmiş olabilirler.
                        Halbuki gerçek mucize zaten ankebut suresinde (48) iyice belli edildiği gibi peygamberimizin tevrat ve incil okumamış olmasına rağmen aynı anlatımda aynı makamdan başka bir kitap vahyine elçi oluyor olmasıdır. Yani o kitaplarda yeralan peygamber kıssalarını, emirleri vs. bilmiyor ve ÇOKTANRILI bir muhitte yaşıyor iken tevhidden ve onların kitaplarındaki kıssa ve emirlerden bahsetmesi yeterince büyük bir mucizedir. Ayrıca başka şekilde düşünüldüğünde Tevrat ve İncilde peygamberimizin çıkacağı YER olan MEKKE de açıkça belli edilmiş olabilir. Ama tefsirciler bu mucizeyi yeterli büyüklükte bir mucize olarak görmemiş olacaklar ki ümmiliği rivayete dayanarak okuryazar olmama şeklinde yorumlama kolaylığına kaçmış olabilirler.

                        3) Peygamberimizin ticaretle uğraşmış olması. O dönemde Arapçada RAKAMLAR mevcut değildi. ve hesap aracı olarak harfler kullanılmaktaydı. Rakamlar peygamberimizin ölümünden daha sonra Arapçaya dahil olmuştur.

                        4) Peygamberimizin bir köyde, ufak bir yerde değil bir şehirde yaşıyor oluşu (okur yazar istatistiklerine göre farkediyor)

                        5) Peygamberimizin Mekkenin hakim ailelerinden birine, Kureyş kabilesine mensup oluşu (okuryazar istatistiklerine göre farkediyor)

                        6) Peygamberimizin erkek olması (okuryazar istatistiklerine göre farkediyor)

                        7) Arapçanın okuma yazmasının öğrenilmesinin Arapça bilen bir Araba göre çok kolay bir şey oluşu. Şu an Suudi arabistanda 4 işlem için harf değil, rakamların kullanılmasına ve bizdeki gibi zorunlu eğitim uygulaması olmamasına rağmen okur yazar oranı %80'dir.

                        8) Peygamberimizin ümmiliğinin Kuranda ehli kitaba karşı olarak söylenen bir kavram olduğu ve mekkeli müşriklere karşı peygamberimizden bu şekilde bahsedilmediği dikkatimi çekti. Şimdi ümmiliği tefsirciler gibi yapıp okur yazar olmama şeklinde düşünsem zaten peygamberimiz sağır da değildir herhalde. Hristiyanlar/Yahudiler buna itiraz edip "yahu okumadıysan duymuşsundur bizim papaz/haham efendiden" diye bir itiraz öne sürebilirlerdi. Böyle bir şey diyemediklerine göre bu "EL ümmi"lik "ehli kitapla alakası olmayan" veya Mekkeli/anaşehirli anlamına gelen ümmiliktir diye düşündüm. Aşağıda listeleyeceğim ümmilikle ilgili ayetlere bakarsanız daha iyi anlarsınız. Kuran'ın kendisi ümmiyi açıklıyor, neden Kuranda bu kadar açık yeralan bir konuda rivayetlere bakma gereği duyuyoruz onu anlamış değilim.

                        KURANDA GEÇEN ÜMMİLİK İLE İLGİLİ AYETLER

                        Bakara:
                        78.Bunların (Yahudilerin) bir de ümmî takımı vardır; Kitab’ı (Tevrat’ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

                        Ali imran:
                        20.Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: “Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmîlere de ki: “Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?” Eğer İslâm’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah, kullarını hakkıyla görendir.

                        75."Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.

                        Araf:
                        157.Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

                        Kasas:
                        59.Senin rabbin 'ana yerleşim merkezlerine' (ümmiha) onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe şehirleri yıkıma uğratıcı değildir. Ve biz ehli (halkı) zulmeden şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz.

                        Cuma:
                        2.O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

                        3.O resulü, ümmîlerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Azîz, O'dur Hakîm.


                        Sizce burada (Cuma suresinde) okur yazar olmayanların kendilerine kendi içlerinden gönderilen peygamber mi denmek istenmiştir yoksa ana şehirlilere kendi içlerinden peygamber mi denmek istenmiştir yoksa ilahi bir kitabı olmayanlara mı denmek istenmiştir? Okuryazar olanlara anlamında kullanılmadığı kesin değil mi anlatımdan?


                        Bu madde madde yazdığım hususlar sebebi ile peygamberimizin okur yazarlığı konusunda tüm tefsircilerin aksine ve Hakkı Yılmazın görüşüne yakın olarak düşünüyorum. Tabi ki en doğrusunu Allah bilir.

                        Comment

                        • Ali Rıza Borazan
                          Uzman Üye
                          • Feb 2009
                          • 399

                          #72
                          1.Yaratan Rabbin adıyla oku. KAİNATI YARATAN Allahtır. ibadet kuluk sevgi saygı yaşam hep onun emir ve yasaklarına uygun olma anlamında oku demektir. yani yaratılan adına değil yaratan adına yaşa demektir. Yoksa Bu okuma yazma bilmez anlamında değil kitap ehli olmayan anlamındadır. selam ve sevgiler sunarım

                          Comment

                          • Barış
                            Uzman Üye
                            • Sep 2008
                            • 569

                            #73
                            yani yaratılan adına değil yaratan adına yaşa
                            Allah razı olsun hatırlatmanız için.

                            ''Kul olmak'' daha doğrusu ''kul olma bilincine sahip olmak'' da bunu gerektirir diye düşünüyorum.

                            Besmelesiz başlanan işler güdük kalmaya mahkumdur diye bir söz var.

                            Sanıyorum bu sözün bir yorumlanması olarak her işe besmele sözünü lafzen söyleyerek başlama adeti gelmiş. Sorunumuz şu ki: Herşeyimiz kabukta ve lafta kalmış, yaşamayı denememişiz.

                            ''Rahman ve Rahim olan Allah adına'' cümlesinin arapçasını (veya türkçesini-farketmez) fısır fısır söyleyerek o işi güzelleştirmiş mi oluruz?

                            Yoksa bu cümlede ne denmek isteniyor, bunun üzerinde düşünüp, ''kulluk bilinci'' ile Allah rızası için hareket etmenin, işe başlamanın ve bitirmenin güzelliğiyle bu sözü yaşarsak mı Kurani bir davranışta bulunmuş oluruz?

                            Ana konumuzun dışında olmakla birlikte, Ali Rıza Bey'in güzel cümlesinden aklıma düşenleri paylaşmak istedim.

                            Esenlikler.
                            Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

                            Comment

                            • hiiic
                              Uzman Üye
                              • Mar 2010
                              • 1980

                              #74
                              Azhab

                              45. Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
                              46. Allah'ın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak (gönderdik).


                              Okuma yazma bilmeyen birisi nasıl ışık olabilir? Nasıl örnek olabilir...
                              Bu okuma yazma bilmeme hikayesini de bir yahudi sokmuş olsa gerek, müslümanların ilmi gelişimini baltalamak için...

                              Comment

                              • hiiic
                                Uzman Üye
                                • Mar 2010
                                • 1980

                                #75
                                aynı şekilde konıuyla alakalı değil ama yazasım geldi..

                                Ayetin devamına bakın...



                                47. Allah'tan büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele.
                                48. Kafirlere ve münafıklara boyun eğme. Onların eziyetlerine aldırma. Allah'a güvenip dayan, vekil ve destek olarak Allah yeter.
                                49. Ey iman edenler! Mümin kadınları nikahlayıp da, henüz zifafa girmeden onları boşarsanız, onları sayacağınız bir iddet süresince bekletme hakkınız yoktur. O halde onları (bir bağışla) memnun edin ve onları güzel bir şekilde serbest bırakın.


                                Kuran ancak bu kadar kötü dizilebilirdi.
                                Şimdi simalarını tanıdığım birileri çıkıp "Kurana laf etme" diyecek ama desin. Kurana demiyorum, dizilişine diyorum, daldal dala atlıyor. Bir sonraki ayeti okurken bir öncekiyle anlam bütünlüğü olmadığından öncekini unutuluyor.
                                sadece bu ayette değil pek çok yerde karşılaşılan bir durum. Hakkı Yılmazın en eserinde necm necm ama onda da ayet bölmeleri yok, tek parça paragrah gibi.. keşke necmler ayetlere bölünseydi...

                                Comment

                                Working...